24 Mayıs 2026 tarihinde, ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, görevinden ayrılma kararını kamuoyuna duyurdu. Gabbard, sosyal medya platformu X üzerinden paylaştığı bir mektupta, eşinin nadir bir kemik kanseri teşhisi aldığını belirterek bu zorlu süreçte ona destek olmak için istifa ettiğini açıkladı. Gabbard, görevdeki son gününün 30 Haziran olacağını da ekledi.
Gabbard, eşi Abraham Williams’ın sağlık durumu hakkında bilgi vererek, “Eşim önümüzdeki haftalar ve aylarda ciddi bir mücadele verecek. Bu süreçte onun yanında olmam ve tam anlamıyla desteklemem gerekiyor,” ifadelerini kullandı. Evlilikleri boyunca eşinin kendisine daima destek olduğunu vurgulayan Gabbard, “Vicdanen, eşimden bu savaşı tek başına vermesini isteyemem,” dedi. Aynı zamanda, yoğun iş temposunun ailesini ihmal etmesine neden olmasını istemediğini belirtti.
Tulsi Gabbard, görev süresi boyunca Amerikan istihbarat kurumlarında önemli reformlar gerçekleştirdiğini savundu. “Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi’nde eşsiz bir şeffaflık sağladık ve istihbarat topluluğuna yeniden dürüstlük kazandırdık,” dedi. Ancak hâlâ yapması gereken pek çok iş olduğunu da kabul etti ve görev devrinin sorunsuz geçmesi için çalışacağına söz verdi.
ABD Başkanı Donald Trump, Gabbard’ın istifasını doğrulayarak, “Tulsi olağanüstü bir iş çıkardı ve onu özleyeceğiz,” şeklinde bir açıklama yaptı. Trump, Gabbard’ın eşinin sağlık mücadelesine de destek vererek, “Bu zor mücadeleyi birlikte verecekler ve onun kısa sürede iyileşip her zamankinden daha güçlü döneceğine inanıyorum,” dedi.
Gabbard’ın yerine geçici olarak yardımcısı Aaron Lucas atanacak. Lucas, vekâleten ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü görevini üstlenecek. Tulsi Gabbard, Şubat 2025’te Senato onayının ardından bu göreve atanmıştı.
Gabbard’ın istifası, Trump yönetiminde yaşanan ikinci büyük ayrılık olarak kaydediliyor. Daha önce, 17 Mart 2026’da ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent de istifa etmişti. Kent, İran savaşını destekleyemediğini ve savaşın “İsrail ve ABD’deki güçlü lobilerin baskısıyla” başlatıldığını savunarak istifa etmişti. Gabbard’ın da benzer bir söylemi benimsediği ve Washington’daki kesintisiz savaş politikalarına karşı durduğu biliniyor.