Antalya’da yaşanan bir kadın cinayeti, toplumda derin bir üzüntü yarattı. 30 yaşındaki H.B.’yi evinde eşarpla boğarak öldüren 33 yaşındaki H.Ç., eski eşini “Gel, çocukları vereceğiz” diyerek evine çağırdığı öğrenildi. Olay, 11 Eylül 2025’te, Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde bulunan bir apartmanın giriş katında gerçekleşti.
Olaydan bir hafta önce yeni bir eve taşınan iki çocuk annesi H.B., eski eşi H.Ç. ile bir araya geldi. H.Ç., H.B.’yi eşarpla boğduktan sonra yüzünü yastıkla kapattı. Cinayetin ardından H.Ç., evden üç saat boyunca çıkmadı ve yaklaşık 16 saat sonra H.B.’nin kardeşini arayarak, “Eşimi öldürdüm, gidip teslim olacağım” diyerek telefonu kapattı.
Mahkemede savunma yapan sanık H.Ç., cinayet sonrası yaşadıklarını ve geçmişteki anılarını aktardı. Olaydan sonra çocuklarını izleyerek uyuduğunu söyleyen H.Ç., “Düğün fotoğraflarımı bir inşaatta yaktım… Abime intihar edeceğimi söyledim. Ne yaptığımı bilmeden dolandım ama abilerimin ‘çocuklarını düşün’ telkiniyle aynı gün teslim oldum” dedi. H.Ç., olay sırasında bilincinin yerinde olduğunu ve hiçbir şekilde alkol veya uyuşturucu kullanmadığını vurguladı.
Maktul H.B.’nin ağabeyi R.B., sanığın kardeşini “çocuklarını verme” vaadiyle kandırdığını öne sürdü. Kardeşinin o gece çocuklarına kavuşacağını düşündüğünü belirten R.B., “Kardeşim, çocuklarının geleceğini zannederek dolaba onların en sevdiği yiyecekleri dizmiş. Ölüme böyle gittiğinden haberimiz yoktu” dedi.
Olayın detayları arasında, H.B.’nin kısa süre önce bir sığınma evine gitmesi ve sanık tarafından sürekli rahatsız edilmesi de dava dosyasına girdi. Mahkeme heyeti, toplanan deliller ve sanığın suçun niteliğine yönelik itirafları doğrultusunda H.Ç.’nin tutukluluk halinin devamına karar verdi ve duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Bu trajik olay, kadın cinayetlerinin önlenmesine yönelik toplumsal duyarlılığın artırılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.